30 Mart 2015 Pazartesi

Nano Resif Akvaryumu için Canlı Kaya Seçimi

Nano resif akvaryumunuz için doğru canlı kayayı seçmek çok önemli bir konudur. Canlı kaya, biyolojik filtrasyon için temel kaynak olacaktır ve nano resifinizin genel görünümünü oluşturacaktır. Seçebileceğiniz farklı tiplerde canlı kayalar mevcuttur ama hepsi de aynı görevi görecektir. Bir nano resif akvaryumuna uygun büyüklükte canlı kaya ararken birçok insan ya iri ve biçimli tek bir kaya ya da çok sayıda küçük ‘döküntü’ parçalar arar. Hobide bulunabilen üç temel canlı kaya türü vardır: Pasifik kayası, Atlantik kayası ve akuakültür kayası. Aşağıda, ihtiyaçlarınız doğrultusunda doğru canlı kayayı seçerken nelere dikkat etmeniz gerektiğine dair bilgiler bulacaksınız.

Pasifik Kayası

Pasifik kayası, akvaristler tarafından en yaygın olarak tercih edilen tiptir. Çok gözenekli, hafif ve üzerindeki koralina algleri ile birlikte çoğunlukla renkli yapıdadır. Bu canlı kaya ayrıca çok farklı biçimlerde olabilir. Pasifik canlı kayasının Fiji, Hapai Adası, Samoa, Tonga, Marshall Adası, Vanuatu vs. gibi çeşitli isimlerle birlikte anıldığını işitebilirsiniz. Bu isimler, kayaların toplandığı ada bölgelerine atıfta bulunmaktadır. Seçim yaparken beğendiğiniz parçaları alın ve bunların ‘arındırılmış’ olmalarına dikkat edin çünkü içlerinde zararlı canlıları barındırma olasılıkları vardır. Dikkat etmeniz gereken kural, her galon için 1 ila 1,5 pound (yaklaşık olarak her 4 litreye 500 ila 750 gr.) kaya konulmasının uygun olduğudur.

Atlantik Kayası

Atlantik kayası, gittikçe daha az rağbet görmektedir. Genel olarak yoğun (ağır) bir yapısı vardır ve şekil olarak Pasifik kayası gibi ilgi çekici veya dallı budaklı değildir. Avantajı, biraz daha ucuz olmasıdır. Parçalar, Pasifik kayasında olduğu gibi, çeşitli canlılar ve koralina ile kaplıdır. Bu kayalar sıklıkla Meksika Körfezi’nden getirilmektedir. Atlantik kayası seçiminde, küçük parçaları ve birden fazla deliği ya da ilginç hatları bulunan kayaları tercih etmelisiniz. Yoğun (ağır) yapısı nedeniyle, her galon için en az 2 pound (yaklaşık olarak her 4 litre için 1 kg.) kaya kullanılmalıdır.

Akuakültür Kayası

Akuakültür kayası yeni bir uygulamadır ama ‘doğal’ canlı kayalar için çok popüler bir alternatif olmaya başlamıştır. Canlı akuakültür kayası, normal kuru kayaların okyanusa yerleştirilmesi ve birkaç yıl sonrasında toplanması şeklinde oluşturulur. Şekilleri ve büyüklükleri, tamamen yaratıcısına bağlıdır. Bazı kayalar oldukça sade ve iri yapılı olabilirken, bazıları çok gözenekli ve güzel şekillidir. Canlı akuakültür kayalarının çoğu iyidir çünkü üzerinde zararlı canlılar barındırmaz; dolayısıyla tüplü kurt veya peygamberdevesi karidesi gibi canlılar için endişe etmenize gerek olmayacaktır. Akuakültür kayası için tedarikçi seçiminde diğer akvaristlerden görüş almak önemlidir. Onların kayalarında herhangi bir zararlı canlının olup olmadığını, görünümlerinin güzel olup olmadığını ve üzerinde bolca canlı organizmanın olup olmadığını görebilirsiniz. Bu özel kayanın yoğunluğuna (ağırlığına) bağlı olarak, her galon için 1 ila 2 pound (yaklaşık olarak her 4 litre için yarım ila 1 kg.) kaya kullanmalısınız.

Arındırılmış ve Arındırılmamış Kayalar

Tüm canlı kayalar toplandığında, çoğunlukla fırça yardımıyla temizlenir ve üzerinde oluşabilen çamursu yapıdan kurtulmak için durulanır. Okyanuslardan taze şekilde getirilir ve üzerleri çoğunlukla çeşitli canlılarla doludur; yengeçler, karidesler, mercanlar ve makro algler bu canlılara örnektir. Ancak biz tüm bu canlıların akvaryumumuzda bulunmasını arzu etmeyiz. Zararlı anemonlar ve peygamberdevesi karidesi, canlı kaya üzerinde yaygın olarak bulunan iki zararlı çeşididir. Arındırılmamış kaya temel olarak size bu durumda gelir. Arındırılmış kayalar ise biraz daha ‘temiz’ olmaları için daha uzun bir süreçten geçirilir. Zaman içinde bazı ölü şeylerin arındırılmasını sağlamak üzere canlı kayalar çoğunlukla, düzenli olarak suyu tazelenen varillerde tutulur. Diğer bir arındırma yöntemi, üzerindeki zararlı canlılardan bazılarını uzaklaştırmak ve ölü canlıları ayırmak için canlı kayaya yüksek tuzluluğa sahip tuzlu su püskürtmektir. Arındırılmış kayaların maliyeti çoğunlukla daha yüksektir.

Peki hangi tip canlı kayayı satın almalıyız? Yapacağınız seçim esasen çok önemli değildir ama kaya tiplerinin birbirlerine göre bazı faydalı yanları vardır. Arındırılmamış canlı kaya ile çok daha fazla canlıya ve hatta belki de bazı tür gezgin yengeçlere ya da karideslere sahip olursunuz. Ancak bazı faydalarla kötü durumların bir arada olması söz konusudur; arındırılmamış kayaların zararlı barındırma olasılıkları daha yüksektir ama konulduğu akvaryumdaki döngü açısından çoğunlukla daha uzun ömürlü olacaktır. Arındırılmış kayalar ise muhtemelen daha az zararlı barındırır ama arındırılmış kayalarla başlatılan akvaryumlar, daha kısa bir döngü süresine sahip olur.

Her zaman için en fazla hoşlandığınız kayayı seçmelisiniz. Nano resif akvaryumunuz kendi dünyanızdır, bu yüzden size en uygun geldiği şekilde dizayn etmelisiniz. Çok fazla kayaya ihtiyaç olmadığından, arındırılmış ve kaliteli canlı kaya için biraz daha fazla para harcama imkânınız vardır. Ayrıca unutmayın ki halihazırda bir akvaryumda bulunan canlı kaya, tedarikçiden veya kargodan yeni gelen canlı kayadan daha iyidir çünkü üzerinde zararlı canlıların bulunmama olasılığı fazladır.


Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: nano-reef.com
Çevirmenin notu: Makale esasen nano resif akvaryumları hedef alınarak yazılmış ama makalenin tüm tuzlu su akvaryumları açısından dikkate alınması gereken bilgiler içerdiğini düşünüyorum.
İlgili makale: Canlı Kayalarla Akvadizayn Yapmak

Makrakantam Neden Büyümedi?

Bob Mehen, bir soru üzerine, içlerinden bir tanesi büyümeyen bir Makrakanta grubu için tavsiyede bulunuyor.

Soru: Yaklaşık bir, bir buçuk yıl önce, çok küçük boyda (2,5 cm.) beş tane Makrakanta almıştım.

Şu anda dört tanesi 7 - 8 cm. boyunda ama diğeri büyümedi!

Beşi de çok sağlıklı ve kusursuz görünüyor. Aralarında bir kavga veya sataşma da yok, hatta küçük olanı daha mutlu; çoğunlukla diğer Makrakantalardan ayrı olarak, beş Cüce Loachımla (Ambastaia sidthimunki) birlikte takılıyor.

Diğer Makrakantalar hep bir arada ve zamanlarını saklanarak geçiriyorlar; biliyorum ki bu normal bir durum.

Yaklaşık 50 senelik bir balık bakma tecrübem var ve normalde büyük bir boya ulaşacak bir balığın böylesine görece küçük boyda kalması durumuyla daha önce hiç karşılaşmamıştım.

Eğer beş Makrakantam da küçük kalsaydı, yanlış giden bir şeyler olduğunu varsayacaktım. Ancak mevcut durum pek mantıklı değil.

Akvaryumumdaki diğer balıklar: Sekiz tane Kırmızı Çizgili Torpido Barb (yaklaşık 10 cm.), dört tane Ebruli Balta Balığı, bir tane Kartopu Vatoz (beş yıl önce almıştım), iki tane 10 cm.lik İnci Gurami, bir tane 15 cm.lik Cüce Vatoz (yaklaşık beş yaşında) ve çeşitli sayılarda Neon ve Kırmızı Burunlu Tetralar ve Corydoraslar...

Akvaryumum 260 litrelik ve bakımı yaklaşık beş yıldan beri sürüyor. İyi bitkilendirilmiş bir akvaryum ve geçen sene içerisinde hiç balık ölümü olmadı. Balıklar çeşitli kuru yemlerle besleniyor. Her iki üç haftada bir yaklaşık 80 litrelik su değişimi yapıyorum.

Bu durum neden kaynaklanıyor olabilir?

Sharon

Cevap: Diğerleri büyümeye devam ederken Makrakantalarınızdan birinin neden küçük kaldığını açıklayabilecek birkaç neden var.

Makrakantalar, sosyal balıklardır ve çoğunlukla büyük baskın dişinin tepede ve en küçük erkeğin dipte olduğu bir hiyerarşi geliştirirler.

Sizin küçük grubunuzda bu en küçük balığın gereksinim duyduğu yiyeceği alamama ve sonuç olarak gelişiminin sekteye uğraması olasılığı vardır.

Makrakantalar ağırlıklı olarak gececildir, dolayısıyla ışıklar açıkken davranışlarını gözlemleme şansınız olmayabilir. Bu durum ayrıca bu küçük balığın, kendisinden daha iri türdeşleri saklanırken yiyecek arama amacıyla gündüz saatlerinde aktif olmasını da açıklayabilmektedir.

Balık grubunun daha büyük olması çoğunlukla bireyler arasındaki sürtüşmelerin yayılmasına ve her bireyin kendi payına düşeni almasına yardımcı olur ama sizin akvaryumunuzda bu pek mümkün değil. 30 cm. boya ulaşabilirler ve bu büyüklükteki balıklar, şu ankinden daha büyük bir akvaryuma gereksinim duyar; uzun vadeli bir grup için çoğunlukla 180 x 60 x 60 cm. ölçülerinde veya daha büyük bir akvaryum önerilir.

Diğer Makrakantalar akvaryuma eklenmelerinden itibaren büyümüşlerse, onların şu anda 7 cm.den büyük olmalarını beklerdim. Erişkin boya gelmeleri yıllar alsa da erken dönem gelişimleri hızlı olur ve eğer şartlar ideal olsaydı, şu anda 10 ila 15 cm. olmaları gerekirdi. Akvaryumdaki balık sayısı, bu hacim için yüksek görünüyor ve bununla bağlantılı sağlık sorunları, bu balıklar için sıkıntı oluşturmuş olabilir.

Ayrıca bu küçük balığın “yanık” kalmış olma olasılığı vardır ve ne yaparsanız yapın, diğerlerinin büyüme oranına asla ulaşamayacaktır. Yahut iç parazit sıkıntısı yaşıyordur ama sizin genel sağlığı ve hareketliliği konusundaki sözleriniz, bunun düşük bir ihtimal olduğunu gösteriyor.

Yemleme de etki eden faktörlerden biri olabilir. Çeşitli kurtlar, artemia, salatalık ve kabukları soyulmuş bezelye gibi taze ve dondurulmuş ilave besinlerin sunulması balıkların gelişimi açısından faydalı olacaktır.

Ancak uzun vadeli bakım açısından bu balıkların daha büyük bir akvaryuma ihtiyacı vardır ve eğer bu sağlanmazsa, muhtemelen en iyisi balıkları elden çıkarmanızdır.


Yazan: Bob Mehen
Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: practicalfishkeeping.co.uk
İlgili makale: Loachlar Neden Malavi Cichlidleriyle Bir Arada Tutulmamalıdır?

24 Mart 2015 Salı

Kalabalık Ortamda Tutulan Sucul Salyangozlar Daha Az Hatırlıyor


Kalabalık ortamda tutulan sucul salyangozlar, uzun süreli hafıza oluşturamayacak şekilde stres altına giriyor.

Bilim adamları, havuzlarda ve akvaryumlarda yaygın olarak bakılan Lymnaea cinsinden salyangozları, küçük akvaryumlarda kalabalık ve kalabalık olmayan ortamlarda tuttular ve sonrasında bir görevi gerçekleştirmeleri için eğittiler.

100 litreye yirmi birey şeklinde kalabalık ortamda tutulan salyangozlar, uzun süreli hafıza oluşturma özellikleri engellenmiş şekilde, birey fazlalığı nedeniyle strese girdi.

100 litreye iki birey şeklinde kalabalık olmayan ortamda tutulan salyangozlar ise eğitim sırasında öğrendiklerini hatırladı.

Calgari Üniversitesinde (Kanada) görev yapan ve çalışmaları Deneysel Biyoloji dergisinde yayınlanan De Caigny ve Lukowiak: “Kalabalık ortam, iki farklı işlemsel şartlandırma uygulamasının (geleneksel eğitim uygulaması ve hafıza artırma uygulaması) ya hemen öncesinde ya da sonrasında uzun süreli hafıza oluşturmayı engelledi.

“Bununla birlikte, eğer salyangozun kalabalık ortama alınması, eğitimi takiben bir saatten fazla geciktirilirse veya eğitimden bir saat öncesinde kalabalık ortamdan alınırsa, uzun süreli hafıza oluşuyor. Eğer hafıza oluşmuşsa kalabalık ortam, hatırlamayı engellemiyor.”

Bilim adamları ayrıca, uzun süreli hafıza oluşturma üzerinde etkileri olup olmadığını görmek üzere, akvaryumlara hem kalabalık ortamın bulunduğu akvaryumdan aldıkları suyu hem de ölü salyangozların kabuklarını ilave ettiler. Suyun veya boş salyangoz kabuklarının herhangi bir etkisi olmadı.


Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: practicalfishkeeping.co.uk
Çevirmenin notu: Bu makaleden hareketle, türü ne olursa olsun akvaryumda salyangoz bakılması hususunda, salyangozların sağlığı açısından daha az kalabalık ortamların oluşturulması önerilebilir. Çünkü stres, her canlının hayatını olumsuz şekilde etkileyen başlıca faktörlerden biridir.

Bazı Cichlidler, Gizli Tek Eşli

Biology Letters dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre tek eşlilik, bazı cichlidlerin sır gibi sakladığı bir durum.

Tetsumi Takahashi ve bilim adamı arkadaşları, Tanganyika Gölü’ndeki Xenotilapia rotundiventralis türünden cichlidlerin birbirleriyle dip dibe çok zaman geçirmeseler bile sosyal olarak tek eşli kaldıklarını keşfettiler.

Xenotilapia rotundiventralis, görece küçük bir cichliddir (yaklaşık 5 cm.) ve binlerce bireyden oluşan büyük sürüler hâlinde yaşarlar ve ürerler. Ağızda kuluçka yapan bir türdür ve aynı sürü içerisinde dişilerin yavrularını ağızlarından erkeklerin (büyük ihtimalle babalarının) ağızlarına aktardıkları gözlemlenmektedir.

Bununla birlikte, bir araya gelme eğilimleri ve (bireylerin birbirinden ayırt edilmesini zorlaştırır şekilde) genel olarak fazla desene sahip olmamaları, (yavruların aktarıldığı) erkeklerin gerçekten biyolojik babalar olup olmadığını belirlemeyi güçleştirmektedir.

Takahashi ve bilim adamı arkadaşları, aktarmaya dâhil olan yavrular ve iki yetişkin balık için on adet mikrosatellit işareti kullanıp ebeveynlik analizi yürüterek, erkeklerin gerçekten biyolojik babalar olduğunu onayladılar.

Sonuçlar göstermektedir ki her bir dişi, yumurtladığı yavruları için kuluçkaya yatmakta ve her bir erkek, çiftleşirken döllemiş olduğu yavruları almaktadır. Dolayısıyla eş tutmuş balıkların, en azından yavruların dişiden erkeğe aktarılması gerçekleşene kadar aralarındaki bağı sürdürüyor olmaları kuvvetle muhtemeldir.


Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: practicalfishkeeping.co.uk

23 Mart 2015 Pazartesi

Asılı Yeşil Patika, Balkon için Beklenmedik Bir Alternatif

Balkonların binalara bir kenar olması gerektiğini kim söylemiş? Balkon benzeri bir alan için yeni bir konsept oluşturulmasında Zalewski Mimarlık Grubu, binanın sınırlarının ötesine uzanan beklenmedik ve harika, kıvrımlı bir yeşil patika yarattı. Bu yürüyüş yolu, geleneksel olarak kullanılmayan alana garip ve hoş bir dokunuş yaparak, burada yaşayanları balkon kapısından çıkıp avlu üzerinde yeşil yüksek bir yolda gezinmeye davet ediyor.

Asılı yürüyüş yolu için ilham, tasarımcıyı üçüncü kattaki ofisinde oturduğu ve dış dünyanın kendisini çağırdığı ama bunun çok uzak gibi göründüğü sıcak bir yaz gününde yakaladı. Fikir, merdivenlerden aşağı inmeksizin yeşil bir alana giriş sağlayarak, var olan kasvetli avluyu harika bir uygulama ile canlandırmaya yardımcı oluyor.


Patika, bir rahatlama ve dinlenme zamanı ve bakış açınızı değiştirme şansı sunarak, alanda serbestçe dolanıyor. Bir ofisten çıkıyorsunuz, açık havada yeşil bir patika üzerinde yürüyorsunuz ve kendinizi farklılaşmış hissederek yan ofisin kapısına ulaşıyorsunuz. Aynı formların birbirini takip ettiği yapı yerine bu yapı biçimi, eğlenceyi ve keşfetmeyi teşvik eden bir tasarım.

Montaj ve destek, dört binanın duvarlarına tutturulan ince teller kullanılarak gerçekleştirilmiş ve patika, alttaki komşulara düşen gölgenin az olmasını sağlar şekilde sadece 80 cm. genişliğe sahip. Kavisli parlak metal alt kısmı sayesinde, alttan bakıldığında daha da dar görünüyor ve etrafındaki aynalı yüzeyden gerçekleşen yansımalar, yolun çevresiyle uyumlu görünmesine yardımcı oluyor. Bu eğlenceli bir fikir ama üst katta oturan diğer kişiler de kendi özel gökyüzü yürüyüş yollarını yapma talebinde bulunabilir mi acaba? Veya komşular bir araya gelip, bu yolla yeni bir ortak bahçe yaratabilir mi? (Fena olmaz sanırım.)


Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: inhabitat.com
Fotoğraflar: Zalewski Mimarlık Grubu

22 Mart 2015 Pazar

Cichlidler de Oyun Oynar!

Balıklar da eğlenmek istiyor. Bir grup erkek Tropheus üzerinde çalışma yapan bilim adamları, cichlidlerdeki oyun davranışlarını belgelediler.

Tennessee Üniversitesinden Gordon Burghardt: “Oyun oynamak, bir hayvan veya insan rahat veya düşük stresli bir ortamda olduğunda, gönüllü olarak uygulanan veya dâhil olunan şekilde ya da yaşta, yarı fonksiyonel olan tekrarlamalı bir davranıştır.”

Gordon Burghardt ve Washington DC’deki Smithsonian Ulusal Zooloji Parkından bilim adamı arkadaşları Vladimir Dinets ve James Murphy, ilk defa bir cichlid türünde objelerle oyun oynama davranışını kaydettiler. Dünyada yüzlerce cichlid türü bulunuyor ama üzerinde çalışma yaptıkları türün davranışları benzersiz görünüyor.

Üç erkek Tropheus duboisi üzerine çalışma yapıldı ve balıklar, iki yıllık çalışma boyunca bireysel olarak filme alındı. Araştırmacılar balıkların, dibinde ağırlık bulunan bir termometreye defalarca çarptıklarını gözlemlediler. Akvaryum içerisinde veya açıkça görülebilen bitişik bir akvaryumda başka bir balığın ya da yiyeceğin olup olmaması, davranış üzerinde herhangi bir etkiye yol açmadı. Termometreye çarpma davranışı, Burghardt’ın oyun için ortaya koyduğu kriteri karşılamaktadır.

Burghardt’a göre dibinde ağırlık olan termometrenin çabucak düzelip eski konumuna gelmesi, davranışın sürdürülmesine neden olan başlıca uyarıcı faktör gibi göründü. Burghardt: “Biz bu davranışın benzerini, topları tutup su altına çeken ve sonrasında onların tekrar su yüzeyine çıkmasını izleyen bir ahtapotta görmüştük. Bu tepkisel özellik, çocuklar ve arkadaş canlısı hayvanlar için kullanılan oyuncaklarda yaygındır.”

Burghardt, araştırmasının, oyun oynamanın beyin dâhil olmak üzere türün biyolojisiyle nasıl bütünleşmiş olduğunu ortaya koyduğunu söylüyor. Duygular, motivasyonlar, algılar ve zekâyı kapsayan hayvan psikolojisinin büyük bölümü gibi oyun oynamak da evrimsel gelişimlerinin bir parçası ve bu, rastgele ve anlamsız bir davranış değil.

Burghardt: “Oyun oynamak, hayatın ayrılmaz bir parçası ve hayatı daha yaşanılır kılıyor.”


Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: practicalfishkeeping.co.uk

21 Mart 2015 Cumartesi

Doğal Dünyanın Altın Madalya Sahipleri

Özellikle Olimpiyatlar gelip çattığında koşma, zıplama ve dalış gibi sporlar, herkesin aklında oluyor ve dünya, en iyi insan atletlerin rekabetlerine odaklanıyor. Ancak insanlar, olağanüstü atletizm becerileri sergileyen tek canlılar değil. IUCN (Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği) bize doğal dünyanın altın madalya sahiplerini tanıtıyor.

Bazıları IUCN Nesli Tükenme Tehlikesi Altında Olan Türlerin Kırmızı Listesinde bulunan bu hayvan atletler, doğal dünyadaki en hızlı sürat koşucuları, en yükseğe zıplayan yüksek atlamacılar ve en zarif jimnastikçiler.

İşte her biri kendi dalında altın madalya sahibi olan canlılar:

Okçuluk - İnce Pullu Okçu Balığı (Toxotes microlepis): Okçu balığı, özel olarak gelişmiş ağzıyla su püskürterek, karada yaşayan böcekleri (uçan sinekler veya dalların üzerindeki böcekler) ve diğer küçük hayvanları avlar. Bu tür, Güneydoğu Asya’da kara bitkilerinin su yüzeyine uzandığı akıntılı ya da durgun tatlı veya acı sular boyunca görülür. İnce Pullu Okçu Balığı, IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde listelenmektedir.

Artistik Jimnastik - Çevik Gibbon (Hylobates agilis): Gibbonlar, asimetrik barlarda sergilenen jimnastik becerilerine benzeyen zarif jimnastik hareketleriyle ünlüdür. Sumatra, Batı Malezya ve Güney Tayland’da yaşayan Çevik Gibbon, dallar arasında her iki ön kolunu da kullanıp hareket ederek ağaçtan ağaca geçiş yapar. Günümüzde IUCN Kırmızı Listesi’nde yer alan 16 gibbon türü vardır ve Çevik Gibbon, Türü Tükenme Tehlikesi Altında kategorisinde listelenmektedir.

Boks - Avrupa Yabani Tavşanı (Lepus europaeus): Avrupa Yabani Tavşanının üremesi, baharda “Mart Çılgınlığı” adı verilen süreçte gerçekleşir. Dişiler, erkeklerle “boks yaparak” onların kuvvetlerine göre eşlerini seçer; dişiler ve erkekler karşılıklı arka ayaklarının üzerinde durur ve ön ayaklarıyla birbirlerine vururlar. Dişiler, erkeklere göre biraz daha iri yapılı olduğundan, sadece güçlü erkekler dişileri etkiler ve onlarla çiftleşme şansına erişirler. Avrupa Yabani Tavşanı, IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde listelenmektedir.

Dalış - Gök Doğan veya Bayağı Doğan (Falco peregrinus): Dünyanın en hızlı hayvanlarından biri olan Gök Doğan, avına odaklanıp gökyüzünden dalışa geçtiğinde, genel olarak saatte 320 km. hıza erişebilmektedir. Bugüne kadar kayıt altına alınmış en hızlı dalışı ise saatte 390 km.dir. Antarktika haricinde dünya geneline yayılmış olan bu tür, IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde yer almaktadır.

Binicilik - Sarı Gagalı Temizlikçi Kuşu (Buphagus africanus) ve Kırmızı Gagalı Temizlikçi Kuşu (Buphagus erythrorhynchus): Temizlikçi Kuşları, Afrika’nın otlayan memelilerinin sırtlarına binip, onların üzerinde yaşayan keneleri ve diğer parazitleri yiyen iki kuş türüdür. Temizlikçi kuşları ve memeliler arasındaki ilişki, genellikle iki taraf için de faydalıdır ama bazı durumlarda memeliler için zararlı olabilmektedir. İki Temizlikçi Kuşu türü de IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde listelenmektedir.

Yüksek atlama - Yaygın Köpük Böceği (Philaenus spumarius): Britanya boyunca yaygın olarak görülen bu böcek, avcılardan veya yaşadığı bitkilerle beslenen hayvanlardan zıplayarak kaçmasını sağlayan olağanüstü bir beceriye sahiptir. Yaygın Köpük Böceğini zıplatan güç, vücut ağırlığının 400 katıdır ve en yükseğe atlayıcılar, 700 mm.ye ulaşabilir ki bu ölçü, vücut uzunluğunun 115 katıdır; bu bir insanın 200 m. atlaması gibidir! Bu böcek, henüz IUCN Kırmızı Listesi’nde yer almamaktadır.

Cirit atma - Hint Oklu Kirpisi (Hystrix indica): Oklu Kirpilerin cirit benzeri dikenleri vardır ama Olimpik atletlerin aksine, bunları havaya fırlatmazlar. Oklu Kirpinin dikenleri, vücut sıcaklığını ayarlamaya yardımcı olur ve ayrıca savunma amaçlı kullanılır. Kendisini tehlike altında hissettiğinde, Oklu Kirpi daha büyük görünmek için dikenlerini kabartır. Hint Oklu Kirpisi, Türkiye’de ve Doğu Akdeniz’de de kayıt altına alınmıştır ve Güneydoğu ve Orta Asya’dan (Afganistan ve Türkmenistan dâhil) Pakistan, Hindistan, Nepal, Çin ve Sri Lanka’ya kadar dağılım gösterir. IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde listelenmektedir.

Maraton - Kuzey Sumrusu (Sterna paradisaea): Bu kuş, her yıl yazın ürediği yüksek Arktik kesiminden kışladığı Antarktika’ya kadar göç eder; bu bazı bireylerin her yıl 80.000 km.den fazla uçtuğu anlamına gelmektedir! 30 yıldan fazla sürebilen hayatı boyunca Kuzey Sumrusu, yaklaşık olarak üç defa aya gidip gelme mesafesine eşit bir yolculuk gerçekleştirir. Kuzey Sumrusu, IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde yer almaktadır.

Yelkencilik - Yelken Balığı (Istiophorus platypterus ve Istiophorus albicans) Yelken Balığı, kendisine bu ismin verilmesine neden olan yelken görünümlü büyük bir sırt yüzgecine sahiptir. Yüzgeç, vücut uzunluğu boyunca devam eder ve açıldığında, vücut genişliğinden daha geniş olur. Yelken Balığının Atlantik popülasyonu Istiophorus albicans olarak, Hint-Pasifik popülasyonu ise Istiophorus platypterus olarak sınıfandırılır. Yelken Balığı, IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde yer almaktadır.

Atıcılık - Himalaya Balsamı (Impatiens glandulifera): Himalaya Balsamının olgun meyveleri, bir patlama sesiyle açılır ve tohumlar belli bir mesafeye “atış yapılır biçimde” fırlatılır. Bereketli bir tohum üreticisi olan her bir bitki, yaklaşık 2.500 tohum üretebilir ve tohum dağıtma tekniği, bitkinin yeni alanlarda koloni kurmasına yardımcı olur. Himalayalar’a özgüdür ama sonradan getirildiği Avrupa’da ve diğer yerlerde de yetişmeye başlamıştır; istilacı bir tür olma ve diğer bitkiler üzerinde baskın gelme özelliği vardır. Henüz IUCN Kırmızı Listesi’nde yer almamaktadır.

Gülle atma - Sakallı Akbaba (Gypaetus barbatus): Sakallı Akbaba, yırtıcı bir kuştur ve eski dünya akbabaları içinde en büyüklerinden biridir. Bu kuş, gülle atma altın madalyasını kazanır çünkü büyük kemikleri, kırmak ve içlerindeki besleyici iliği yemek üzere çok yükseklerden aşağı bırakır. Bu türün dağılımı, Güney Avrupa’dan Orta Doğu boyunca Kuzeydoğu Çin’e kadar uzanır ve ayrıca Kuzey, Doğu ve Güney Afrika’da da görülür. Sakallı Akbaba, IUCN Kırmızı Listesi’nde Asgari Endişe kategorisinde listelenmektedir.

Sürat koşusu - Çita (Acinonyx jubatus): Çita, dünyadaki en hızlı kara hayvanıdır ve kısa koşularda saatte 113 km.ye kadar hıza ulaşabilir. En hızlı insan sürat koşucusu olan Usain Bolt, saatte 44,6 km.ye erişebilmektedir. IUCN Kırmızı Listesi’nde Hassas kategorisinde yer alan Çita, Afrika genelinde görülür ve İran’daki alt türü (Acinonyx jubatus venaticus) ise, Kritik Tehlikede kategorisindedir.

Ritmik jimnastik - Cennet Kuşları (Paradisaeidae familyası): Cennet Kuşları, renkli tüyleriyle ve parlak renkli kıyafetleri içindeki jimnastikçileri anımsatan dans benzeri gösterileriyle ünlüdür. Erkek Cennet Kuşları, kur yapma davranışı ile dişileri etkileme rekabetine girer. İster bireysel olarak ister grup halinde kur yapma çılgınlığına katılan erkekler, tüylerini göstererek hoplar, kafalarını sallar ve güzel uzun flama benzeri tüylerini sallar. Eğer bir erkek, bir dişiyi etkilemeyi başarırsa, ödülü dişiyle çiftleşmek olur. Papua Yeni Gine ve Endonezya’da yaşayan ve Paradisaeidae familyasının üyeleri olan Cennet Kuşları arasında Siyah Sivri Gagalı Cennet Kuşu (Epimachus fastuosus), Mavi Cennet Kuşu (Paradisaea rudolphi) ve Wahnes Parotiası (Parotia wahnesi), IUCN Kırmızı Listesi’nde Türü Tükenme Tehlikesi Altında kategorisinde yer almaktadır.

Triatlon - Galapagos Deniz İguanası (Amblyrhynchus cristatus): Bu hayvanı bisiklet kullanırken göremezsiniz ama Galapagos Deniz İguanası, dünyada karada koşan ve okyanus dalgalarının altında yüzen tek kertenkeledir. Deniz alglerini yemenin arayışında, iri erkeklerin 20 m. derinlikte yüzebilme ve su altında 30 dakika kalabilme özelliği vardır. Soğuk deniz suyunda beslendikten sonra Deniz İguanaları yeniden ısınmak için karada güneş banyosu yapar. Galapagos Deniz İguanası, IUCN Kırmızı Listesi’nde Hassas kategorisinde yer almaktadır.

Halter - Gergedan Böceği (Xyloryctes thestalus): Bu böcek, vücut kütlesinin 30 katından fazla ağırlıktaki yükleri taşıyabilme özelliğine sahiptir ve bu açıdan, dünyadaki en güçlü hayvanlar arasındadır. Kıyaslama açısından, bir Olimpiyat müsabakasında bir insan tarafından kaldırılmış en yüksek ağırlık 263,5 kg.dir ve bu kaldırış, Hüseyin Rızazade tarafından gerçekleştirilmiştir; bu ağırlık, kendi vücut ağırlığının bir buçuk katıdır ve ortalama dört insan ağırlığına denktir. Gergedan Böceği, Arizona, New Mexico ve Meksika’da bulunur ve henüz IUCN Kırmızı Listesi’nde yer almamaktadır.


Çevirmen: Anıl Altın
Kaynak: ecology.com

12 Mart 2015 Perşembe

Acanthastrea Mercanlarının Bakımı

Acanthastrea cinsinden mercanlar, bakımı kolay olan popüler LPS (Büyük Polipli Sert) mercanlardır. Geçtiğimiz yıllarda oldukça popüler olması nedeniyle, Avustralya kökenli Acanthastrea lordhowensis türünün tüm renk biçimleri yaygın olarak toplanmaktadır. Acanthastrea lordhowensis muhtemelen en fazla satılan tür olsa da akvaryumlarda bakılan tek Acanthastrea türü değildir. Acanthastrea echinata da yaygın olarak bulunur ve Acanthastrea bowerbanki ve Acanthastrea maxima türleri de zaman zaman toplanmaktadır. Bakım, tüm türler için aynıdır ve bunlar genel olarak, en dayanıklı ve en renkli LPS mercanlardan bazılarıdır.

Doğru ekipmanla üretilmeleri de oldukça kolaydır. Polipleri arasından dikkatlice kesmek, en iyi sonucu verecektir ve bu işlem, renkli cam kesiminde kullanılan el (hobi) motoru veya elmas uçlu testere kullanılarak yapılabilir.

Bakım seviyesi: Düşük ve orta seviye.

Agresifliği: Orta ve yüksek seviye. Görece güçlü bir ısırığı vardır ve etrafındaki mercanlara saldırmada kullanmak üzere süpürücüler üretebilir.

Aydınlatma gereksinimleri: Orta seviye. Orta seviye aydınlatma altında tamamen açılması ve klasik ‘kabarık’ görünümüne ulaşması daha olasıdır ama güçlü aydınlatmaya da zamanla uyum sağlayabilir.

Akıntı seviyesi: Düşük ve orta seviye.

Akvaryuma yerleştirilmesi: Alt ve orta seviye.

Su kalitesi: Çoğunlukla mükemmel olmayan su şartlarına uyum sağlayabilir ama aşırı yüksek besin seviyeleri, birtakım güzel renk değişimlerine neden olur. İskelet gelişimi için, uygun kalsiyum ve magnezyum seviyeleri devam ettirilmelidir.

Özel notlar: İyi beslendiklerinde ideal görünümlerine ulaşırlar. Uygun büyüklükte hayvansal besinler, haftada en az birkaç defa sunulmalıdır. İyi beslenen mercanlar, şaşırtıcı derecede çabuk büyüyebilir ve kısa zaman içinde akvaryumda kendilerini belli ederler.


Kaynak: pacificeastaquaculture.com
Çevirmen: Anıl Altın
İlgili makale: Sert Mercanlar için Rehber